Merhabalar uzun zaman önce blog ve kişisel portföy olması açısından websitesi açmak istemiştim ancak şimdi açabildim. Geç olsun güç olmasın. :)

Bende ki blog açma ve yazma isteğini iki temel sebebe dayandırıyorum:

  1. Öğrenmek
  2. Paylaşmak

Sizlere öncelikle kendimden bahsedeyim. Hakkımda kısmında CV’mi bulabilirsiniz. Yazılarım da mesleğimle ilgili konular ağırlıkta olacağı için aralarda biraz da bilgisayar ile ilgimi alakamı da aktarmak, işe alımdan ziyade bu anıların kalmasını ve saklamayı daha ziyade kendimi sizlere gerçekten doğru bir şekilde ifade edebilmeyi isterim. Yaklaşık 20 yıl birçok insan için küçük bir şehirde yaşadıktan sonra üniversitesi için bir metropole geldim. Tek başıma yaşamayı öğrenmeye henüz başlamışken, sonrasında bir de değişim programıyla yurt dışına gittim. Beni şekillendiren bu üç şehir sırasıyla: Erzurum, İstanbul, Budapeşte.

İlk defa ilkokul 2. sınıfta Microsoft Word kullanarak ödev olarak yazmam gereken günlüğü yazmıştım. Hatta kırmızı kurşun kalem ile başlık atıyorduk. Başlığı da kırmızı yapıp renkli çıktı aldığım o an nasıl mutlu olduğumu hatırlarım sanırım hislerimiz anılarımızla kodlanıyor. İlk defa evimize bilgisayar girdiğinde ise ülkemin güzel sınav maratonlarına başlamıştım ve ne yazık(!) ki evde kotalı internet bağlantısı bulunuyordu. Lisede ingilizceyi öğrenmeye başlayınca ve elimize Deep Freeze yüklü bilgisayarlar verilince bunları açmak için öğrenmediğimiz yol kalmamıştı. Liseye başladığımda “Ubuntu diye işletim sistemi varmış, format atması zormuş Windows’a göre “ denilince koydum kafaya ve diskimi tek parça olarak formatladım. Bilgisayarımda ki bütün dosyaların gitmesinin verdiği hüznü de hala anımsarım. Okuduğum lisenin avantajlarını hala görüyorum ve benim gibi yüzlerce insana bu fırsatı sağladığı için merhum Prof. Dr. İhsan Doğramacı’ya teşekkür ediyorum.

Üniversiteye başladığımda ise yazılım odaklı etkinliklere giderken girişimcilik etkinlikleri ile tanıştım. Ve daha sonra Prof. Dr. Hande Sinem Ergun‘dan Girişimcilik ve İnovasyon dersini alarak uğraşmaktan gerçekten zevk aldığım bir alan buldum ve kendisinden girişimcilik ve dünya görüşü olarak güzel şeyler öğrendim. Kendisine de ayrıca teşekkürlerimi sunarım. :)

Marmara Üniversitesi’nde girişimcilik üzerine kulüp ve topluluk faaliyetleri yürüttüm. Birçok programa, etkinliğe başvurdum bazılarından red yedim, bazılarına kabul edildim. Hackquarters Pioneers programı katıldığımda biraz genç bir kitleyle karşı karşıyayken Ventourage Diversity programında ilk defa kendimden yaş olarak kat kat büyük insanların girişimci olmak için çabalarını görmüş oldum.

Bir yazılımcı olarak gerek üniversitede gerek kendi çabamla birçok programlama diline giriş yapmış oldum. Ruby ve Golang sempati duyduğum iki dil olarak yerini almış oldu. Yazılım ve Girişimcilik başta olmak üzere birçok konuda gelişmeleri takip ediyorum. 2018 Güz döneminde Buse ile Kileer adında “İnternetin Saklı Köşesi” sloganıyla haftalık girişimcilik ve teknoloji bülteni yayınlamaya çalıştık. Güzel bir tecrübeydi çok şey öğrendik diye düşünüyorum. :)

Yazmak için okumak gerekiyor diye düşünürdüm hep. Ekşisözlük’te yazar olduğum halde yazmayanlardanım. Şunu farkettim ki yazmak başka bir terapi. Başlamak isteyenlere seve seve yardımcı olurum.

Blogta yazılacak olan gönderilerde yazım hatasından tutun, akla gelebilecek her türlü hatayı bildirmenizden sevinç duyarım.

Okuyan herkese teşekkür ederim. :)